DAR MÜKELLEF KURUMLARIN VERGİLENDİRİLMESİ
DAR MÜKELLEF KURUMLARIN VERGİLENDİRİLMESİ
A) KDV AÇISINDAN
- Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.*
YURT DIŞINDAN SAĞLANAN HİZMETLER:
Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesine göre işlemler Türkiye’de yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre, Türkiye’de yapılan, değerlendirilen veya faydalanılan hizmetler Türkiye’de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9. maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. **
Yabancı Uzmanların Türkiye‘ de yaptıkları Danışmanlık Hizmetlerinde KDV
Yabancı uzmanların Türkiye’ de yaptıkları danışmanlık hizmetleri kanunun 1/1. maddesine göre serbest meslek faaliyeti kapsamında KDV ‘ye tabi olacaktır.***
B) KURUMLAR VERGİSİ AÇISINDAN
1 Dar mükellefiyet
Kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilecektir. Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir. İş merkezi olarak ise iş bakımından işlemlerin bilfiil toplandığı ve yönetildiği merkez dikkate alınacaktır. Kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceklerdir.****
2) Dar mükellefiyette kurum kazancı
Dar mükellefiyette kurum kazancı aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşmaktadır:
- Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye’de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar, (Bu şartları taşısalar bile kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın aldıkları malları Türkiye’de satmaksızın yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye’de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye’de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye’de olması veya satış sözleşmesinin Türkiye’de yapılmasıdır.)
- Türkiye’de bulunan zirai işletmeden elde edilen kazançlar,
- Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazançları,
- Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar,
- Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları,
- Türkiye’de elde edilen diğer kazanç ve iratlar.*****
Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır(Bakanlar Kurulu bu oranı değiştirmeye muktedirdir******
3) Serbest meslek kazançları *******
Serbest meslek faaliyeti, esas itibarıyla gerçek kişilerce icra edilen ve Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde tanımlanan faaliyet türüdür. Dar mükellef kurumların bu tür kazanç elde etmeleri ise istihdam ettikleri personelleri aracılığı ile olmaktadır.
Serbest meslek kazançlarının Türkiye’de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetinin Türkiye’de icra edilmesi veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekir.
Türkiye’de değerlendirme, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.
Öte yandan, mülga 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde, dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar arasında sayılan “Türkiye’de elde edilen ücretler”e 5520 sayılı Kanunda yer verilmemiştir. Yabancı kurumların Türkiye’de ücret geliri elde etmesi, istihdam ettiği bir personeli Türkiye’de yapılacak bir iş için tahsis etmesi, bu şahsın yabancı kuruma bağlı olarak Türkiye’de hizmet vermesi veya ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılması suretiyle olmaktadır. Bu şekliyle dar mükellef kurumların elde ettiği ücret ile serbest meslek kazancı arasında genelde bir fark bulunmamaktadır. Dar mükellef kurumun, Türkiye’de hizmet ettiği kurum ya da kişiye bağımlı olmasının mümkün olamayacağı dikkate alınarak kurumun yalın anlamıyla ücret elde etmesi olanaksızdır. Dolayısıyla 5422 sayılı Kanunun uygulanmasında ücret kazancı grubunda değerlendirilen kazançlar, 5520 sayılı Kanunun uygulanmasında serbest meslek kazancı olarak değerlendirilecektir.
Dar mükellef kurumların Türkiye’de elde ettikleri serbest meslek kazançları,Kanunun 30 uncu maddesi (Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından 2006/11447 sayılı B.K.K. ile belirlenen alt bent. Yürürlük; 01.01.2007 kararı ile % 20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır) uyarınca vergi kesintisine tabi tutulacaktır.
Serbest meslek kazancının Türkiye’de yapılmakta olan ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancının tespitinde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanacaktır. Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla ticari kazanç elde eden dar mükellef kurumların Türkiye’de elde ettikleri serbest meslek kazançları bulunması halinde, dar mükellef kurumların Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcisi vasıtasıyla elde ettiği kazanç ve iratlar ticari kazanç olarak değerlendirileceğinden, bu serbest meslek kazancı üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan ya da işyeri veya daimi temsilcisi bulunmakla birlikte bunlarla ilişkili olmaksızın Türkiye’de serbest meslek faaliyeti icra eden veya bu faaliyeti Türkiye’de değerlendirilen kurumların, yıllık beyanname vermeleri halinde, kesilen bu vergiler beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.
SONUÇ
Yurt dışından gelen hizmet faturasının tutarının nakden veya hesaben ödenmesinde veya tahakkuk ettirilmesi aşamasında (avanslar da dahil olmak üzere) vergi kesintisini gerektiren bu sorumluluğun doğru bir şekilde yerine getirilebilmesi için, alınan hizmet ve hizmeti verenin mükellefiyeti açısından aşağıdaki sorgulamaların yapılması gerekir.
1- Hizmeti veren gerçek kişi mi ? yoksa kurum mu ?
2- Alınan hizmet hangi gelir unsurundan kaynaklanmaktadır? ( Serbest meslek, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı v.b.)
3- Hizmeti verenin mukimi olduğu devlet ile T.C. Hükümeti arasında Çifte Vergileme Önleme Anlaşması var mı?
4- Hizmetten nerede yararlanıldığı? Türkiye’de yararlanılıp yararlanılmadığı?
Bu soruların cevapları verildiğinde hizmeti verenin dar mükellef gerçek kişi olması halinde GVK Madde 94; dar mükellef kurum olması halinde ise 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 30.maddesi hükümleri uygulanacaktır.********
Bu açıklamaların paralelinde Türkiye ile herhangi bir çifte vergilendirme anlaşmasının bulunmadığı İsviçre’de merkezi bulunan ilgili firmadan alınan Danışmanlık hizmeti Serbest Meslek Faaliyeti kapsamında değerlendirilir ve Kurumlar vergisi Kanunun 30. maddesi uyarınca %20 stopaja tabii tutulur ve Muhtasar beyanname ile beyan edilir.
Katma Değer Vergisi açısından ise; 3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 6.maddesinde tarifi yapılan hizmetten Türkiye’de yararlanma veya işlemlerin Türkiye’de yapılması durumu sözkonusu olduğu için aynı kanunun 9.Maddesine göre sorumlu sıfatı ile KDV uygulaması gerekmektedir. Hizmeti alan mükellefimiz brüt ödeme tutarı üzerinden KDV oranı uygulayarak sorumlu sıfatı ile II.No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecek ve I.No.lu KDV Beyannamesinde indirim tutarı olarak dikkate alınacaktır.
Kaynaklar;
* KDV Kanunu Madde: 9
**15 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
***http://www.alomaliye.com/bulent_golgeli_yurtdisi_kdv.htm)
****1 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
*****1 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
******Kurumlar Vergisi Kanunu(Yeni) Madde 30
******* 1 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği (22.2.3)
******** www.verginet.net, SMMM Sibel Coşkun